7 Şubat 2008 Perşembe

Acemi Blogcu Doğaçlama Yazar!

Mesela ben! Şu ana kadar yazdığım yazıların nispeten seyrek olmasının sebebi bu. İsterim ki açayım bir word dokümanı, içine aklıma estikçe yazayım, kaydedeyim. Sonra açayım Blogger kontrol panelini, yeni gönderi kısmına yapıştırayım. Veya o da olmadı, alayım kağıt kalemi elime, ne hakkında ilham geldiyse çiziktireyim.

Hayatım boyunca planlı, programlı, düzenli bir öğrenci olamadığım gibi blog ve hatta sözlük yazarlığında da aynı plan programı gösteremiyorum. Keyfim yerinde, hava şartları elverişli, karnım tok sırtım pek ise yazmaya başlıyorum sadece. Birkaç cümle sonra ne yazacağımı da bilmiyorum. Sadece yazasım geliyor ve yazıyorum.

Günlük olaylar ve bunlar üzerine çeşitlemeler yapmak için açtığım blog hesabının git gide saptamalar silsilesine dönüşüyor olduğunu gördüğümden bu konuyu dile getirme ihtiyacı hissettim. Aslında yaşadığım olayları, yer ve zaman bildirerek, kişileri refere ederek anlatmak isterken görsel öğelere de ihtiyaç duyuyor, görsellikle birleşmeyen olay yazılarının etkisini kestiremiyorum.

En önemli faktörlerden biri ise bu blog'u kaç kişinin takip ettiğini bile bilemiyor olmak. Yani 8-10 kişi dolaylarında bir katılım tahmin ediyorum ve yazasım gelen şeyleri sözlü olarak bu gruba aktarmış oluyorum. Aslında bu miktar da gayet yeterli, kimse okumasa da olur; ama iş üşenmekle bütünleştiği için aklımdakileri sözlü olarak aktarmayı yeterli görüyorum.

Bakınız doğaçlama yazmak başlıktan ne kadar saptırıyor yazanı. Ama şöyle bir sonuç çıkarıyorum ki, üşenmekten vazgeçmeliyim.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Webmaster cok tesekkurler...

Selamlar SevalHatice